Öpücük atıyon da bi mesaj atamıyon ayıp.
Önümüzdeki 24 saat içinde sol yanağıma dokunmaya kalkanı vururum, türlü işkencelerden geçirir yine de hırsımı alamam. Bu konuda çok netim.
Konuşacak hiçbir şey bulamazsak senin olmayan gözlerinden konuşalım

Bir şeyi bir daha yapamayacak olmak nasıl da kıymete bindiriyor o şeyi. Son dersimi Fatma Balkanla işledim. Son sınavımı oldum. Okul kıyafetlerimi son defa giydim bugün.
Bugün son sınavımı da olarak geri dönmemek üzere bıraktım bu okulu, bu çok eski olduğu için tarih eser sayılan binayı, her sabah güne birlikte başladığım insanları… Burada geçirdiğim zamanın dörtte üçünden nefret etsem de özleyeceğim galiba. Her akşam ertesi gün Sümeyyeyle aynı okula geleceğimi bilerek uyumayı, Tuğbamla korkusuzca hocalara kafa tutmayı, yağan yağmura aldırmadan bahçede dolaşıp dersten atılmayı, Ayşenurla iki buçuk sene aynı sırayı paylaşmış olmayı iliklerime kadar özleyeceğim. Artık onlarla aynı kapıdan giremeyeceğiz her sabah, birbirimizin hayatlarının içinde bu kadar olamayacağız. Şimdiden özlüyorum galiba, hayatım boyunca bulduğum en samimi insanları bırakmak zor geliyor.
Rana kıvırcık diye bağırarak bana bu okulun bahçesinde koşmayacak bir daha. Lemanla banklara oturup onbirler de çok havalandı diye muhabbetler edemeyeceğiz. Denizle okul çıkışı yürüyüşlerimiz olmayacak bir daha. Sonra Gökçil bu gün de mi gelmemiş diyemeyeceğim çünkü hepimiz bambaşka yerlerde olacağız artık. Ve en çok neyi özleyeceğim biliyor musun her öğle arası intense ve ice tea alarak ön bahçede hayal kurmayı üniversiteye birlikte gideceğimiz günlerin hayalini. Dokuzuncu sınıfta planını çizdiğimiz evi ben hala hatırlıyorum o dört kişilik odayı. Hiç ayrılmayacağız diye verdiğimiz sözleri..
İnsan üzülüyormuş mezun olurken, geçirdiği dört seneyi düşünürken. Kolay değil ki bu dört sene de evimden çok okuldaydım ben annem babamdan çok arkadaşlarımı gördüm. Şimdi yanımda Sümeyye yokken ne yapacağımı düşünüyorum kara kara o akıl vermeden nasıl devam edeceğimi. Telefon ve internet yetmez ki birini her sabah görmenin yerini tutar mı zannediyorsunuz. Her köşesinde bi anımı bıraktığım okulumun içine öğrencisi olarak girdiğim son gündü bugün. Tüm hücrelerimizle bu okuldan nefret ederek geçirdiğimiz şu dört yılda aslında o kadar da nefret etmemiş olduğumu fark ediyorum. En büyük korkum Hüseyin Hocayı bile özleyeceğimi söyleyecek kadar duygusallaşmak. Sözlüme sıfır veren tek hoca.
Bilemiyoruz galiba bazı şeylerin kıymetini.
Gecenin bu saatinde oturmuş düşünüyorum. Önümü göremiyorum. Artık insanlar daha umutlu ve beklentileri daha fazla benden. Ama ben bu sefer gerçekten korkuyorum. Bu sefer rahat değilim ve bu yüzden çaba gösteremiyorum. Vicdanım da rahat değil haliyle. ELİMDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPMIYORUM. Bunu farkında olmak ne kadar kötü biliyor musun vicdanım rahat etmiyor. Kimsenin emeklerinin karşılığını veremiyorum. Bu yüzden konuşmak istemiyorum kimse ile keşke kimseye vefa borcum olmasaydı diyorum keşke elimi kolumu böyle bağlamasaydı.
Ablamla tartıştık akşamüstü bu sıralar bana çok sık kızıp bağırıyor eskiden böyle değildi sanki. Sorun şu ki ben kimseden bir şey beklemiyorum artık. Kimsenin benim için cabalamasını istemiyorum zaten yeterince yük varken omuzumda bir de kimseye minnet duymak zorunda kalmak istemiyorum.
Bu sene inanılmaz kaderci bir insan oldum ama gerçekten de bir yerden sonra daha ilerisine gidemiyorsun hep söylerim defalarca söyledim yine söyleyeceğim.BİZ NE YAPARSAK YAPALIM HER ŞEY OLACAĞINA VARIYOR. Hoş değil belki ama bir yerden sonra hayatının iplerini elinde tutmadığını fark ediyorsun. Her şey nasıl olması gerekirse öyle oluyor.
Önümü göremiyorum dedim ya merak ediyorum fazla değil iki ay sonrasını merak ediyorum nerede olacağımı ne yapacağımı. O kadar boktan bir sene oldu ki bu yıl aldığım kitapları bile okuyamadım hiç. İki adım ötemde kitaplıkta duran kitaplarıma hasretle bakıyorum resmen. Yapmak istediğim onca şey…
Bu sefer rahat değilim ne yazık ki kendimi biliyorum çünkü. Kendimi farkındayım.
Üç yazar ezberlemek için günlerimi veriyorum ama yok bırak eserleri yazarları bile tutamıyorum aklımda. Bu böyle nereye kadar sürer ne kadar gider bilmiyorum.